reklam

Olumlu Düşünce Kötüye Gittiğinde

/ 3 Şubat 2020 / 507 views / yorumsuz
Olumlu Düşünce Kötüye Gittiğinde
reklam

Olumlu Düşünce Kötüye Gittiğinde

İnancın Biyolojisi kitanın yazarı Dr. Bruce H. LİPTON’ ın olumlu düşünce üzerine bazı görüşleri;

”Aslında, olumlu düşünceyi ” saplantı” haline getiren insanlar bezen çok daha yorgun düşüyorlar çünkü o zaman artık durumlarının umutsuz olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Zihinlerinde ve vücutlarında başvurabilecekleri tüm çareleri denediklerine inanıyorlar. ”

Zihnimizin inanılmaz gücünden ve hücreler üzerine yaptığım araştırmanın vücuttaki zihin-vücut yollarının nasıl çalıştığı konusundaki içgörülerimden bahsetmeden önce, şunu açıkça belirtmeliyim ki sadece oluml u düşünmenin her zaman tedavi ile sonuçlanacağına inanmıyorum.

olumlu düşünVücudunuzun ve yaşamınızın kontrolünü ele geçirebilmeniz için sadece ”olumlu düşünce” den çok daha fazlasına ihtiyacınız var. Sağlığımız ve mutluluğumuz için zihnimizin enerjisini olumlu ve üretken düşüncelere dönüştürebilmemiz ve her zaman karşımıza çıkan, enerji tüketen, bizi zayıf bırakan negatif düşünceleri yok edebilmemiz önemlidir. Fakat ”FAKAT” kelimesini tam manasıyla kullanıyorum, olumlu düşünceleri sadece aklımızdan geçirmenin hiçbir şekilde hayatımız üzerinde etkisi olmayacaktır.

Aslında, olumlu düşünceyi ” saplantı” haline getiren insanlar bezen çok daha yorgun düşüyorlar çünkü o zaman artık durumlarının umutsuz olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Zihinlerinde ve vücutlarında başvurabilecekleri tüm çareleri denediklerine inanıyorlar. 

Bu olumlu düşünce mağdurlarının anlayamadıkları şey, ”ayrı” gibi görünen ve zihnin alt kategorileri olan bilinç ve bilinçaltının aslında birbirleriyle bağlantılı olduğuydu. Bilinçli zihin ”olumlu düşüncelerin” oluşmasını sağlayan yaratıcı kısımdır. Bilinçaltı ise aksine içgüdülerden ve öğrenilmiş tecrübelerden edinilen etki tepki kayıtlarının saklandığı kısımdır. Bu bizi hayal kırıklığına uğratacak ama bilinçaltı alışkanlıklara sıkı sıkıya bağlıdır; hayatın sinyallerine aynı davranışsal tepkileri tekrar tekrar verir. Kaç kere diş macunu tüpünü açmak gibi önemsiz bir iş yaparken hareketlerinizi kontrol ettiniz? Çocukluğunuzdan beri tüpün kapağını dikkatlice kapatmak üzere eğitildiniz. Tüpün kapağının olmadığını gördüğünüz an, ” düğmenize basılır” ve otomatik olarak sinirlenirsiniz. Aslında sadece bilinçaltında yer alan etki tepki davranış programını yaşarsınız.

Sırf nörolojik işlem yetenekleri düşünüldüğünde , bilinçaltı bilinçten milyonlarca kere daha güçlüdür. Eğer bilinçliyken istediğimiz şeyler bilinçaltımızdaki programlarla çelişirse, sizce hangisi kazanır? Sevilen biri olduğunuz konusundaki olumlu beyanınızı ya da kansere yol açan tümörün yok olacağı düşüncesini istediğiniz kadar tekrarlayabilirsiniz. Eğer çocukken defalarca değersiz ve hastalıklı olduğunuzu duyduysanız, bilinçaltınızda programlanan bu mesajlar hayatınızı değiştirmek için yapacağınız bütün bilinçli girişimleri etkisiz hale getirecektir. Yeni yıla girerken yediklerinize dikkat etme kararı alırsınız. Verdiğiniz kararın iyi pişmiş ve güzel kokular yayan hindiyi görünce nasıl değiştiğini hatırlayın? ”

Kaynak: İnancın Biyolojisi, Syf. 131, Kuraldışı Yayınları