reklam

Çocuğunuza; Duygularını ve Yansıtmayı Öğretmek 

/ 27 Nisan 2020 / 370 views / yorumsuz
Çocuğunuza; Duygularını ve Yansıtmayı Öğretmek 
reklam

Çocuğunuza; Duygularını ve Yansıtmayı Öğretmek

Odak noktamız; Çocuklarda tıpkı yetişkinler gibi duyguları hisseder ve yaşarlar. Onlarda sinirlenebilir, üzülebilir, gergin olabilir, mutlu olabilir, utanabilir
veya sıkılabilir; ama genellikle bu duyguları kelimelerle ifade etmeyi beceremezler tıpkı bazı durumlarda yetişkinlerde olduğu gibi. Kelimeleri kullanmak yerine bu
duyguları “uygun olmayan” davranışlarıyla gösterebilirler. Örneğin; Meltem’in oğlu Can çok sıkılmış ve elinde oynadığı bütün puzzle parçalarını evin etrafına saçmıştı.çocuk psikolojisi

Çözüm noktamız; Ebeveynler çocuklarına duygularını tanımlamada ve yansıtmadı sandıklarından daha çok yardımcı olabilirler. İlerleyen bölümlerle
bahsedeceğim stratejiler sizlere bu noktada oldukça fayda sağlayacaktır;

• Çocuğunuzun duyguları anlamasına öncelikle onları isimlendirerek yardımcı olun. Yukarıda ki örnekte bulunan Can üzerinden yola çıkacak olursak bu
durumda annenin veya babanın vermesi gereken ilk tepki Can’ın hissettiği  duyguyu isimlendirmek olacak. Örneğin; “Can sanırım şu an fazlasıyla
sıkıldın”. Çocuğunuza duygusunun sınıflandırmasını yaptıktan sonra aslında çocuğunuza hissettiği bu duyguyu ilerleyen zamanlarda kelimelerle ifade
etme olanağı vermiş oluyorsunuz.
• Çocuğunuza hem kendisinde hemde başkalarında gözlemlediği duyguları ayrıştırabilmesi için fırsatlar verin. Örneğin; “Puzzle ile oynarken gülümsüyorsun, sanırım kendini mutlu hissediyorsun?”. Veya “Arkadaşın Aleyna puzzle ile oynarken gülümsüyor sanırım kendisini mutlu hissediyor”. • Farklı duygulara farklı tepkiler gösterilebileceğini çocuğunuza öğretin! Kendi duygularınızdan çocuğunuza bahsedebilirsiniz. Örneğin; “Dün evi süpürürken çok sıkıldım ve yoruldum. Bu durum beni oldukça üzdü ve sinirlendirdi, tepkimi ve yüzümün aldığı şekli hatırlıyor musun? Benim için bunu taklit eder misin?”. Çocuğunuz ile bu gibi durumlar hakkında bolca sohbet edin ve aynı duyguya verilebilecek farklı tepkiler hakkında örneklemlerle bu durumu destekleyin. Örneğin; ”Ben sıkıldığım zaman öncelikle derin bir nefes alıyorum ve sonrasında bu durum ile nasıl başaçıkabileceğim hakkında düşünüyorum.”
• Çocuğunuza duygularını çevresindekiler kabul edebileceği ve olması gerektiği gibi yansıtmayı öğretin. Örneğin; “Baban bazen işe gittiğinde eğer işleri istediği gibi olmazsa sinirli olabiliyor. Peki o böyle hissettiğinde ne yapıyor? Öncelikle oturuyor; derin bir nefes alıyor ve ne yapacağı hakkında düşünüyor. Bu durum başkalarına zarar vermiyor, senden istediğim eğer sinirlenirsen aynı baban gibi öncelikle oturup düşünmen ve sonrasında tepkini göstermen”. Bu gibi örnekler bütün duygular için artırılabilir.

Uygulanabilecek adımlar;

1. Çocuğunuza bütün duyguları onların anlayabileceği bir dille açıklayın. Bu noktada fotoğraf veya resimler sizlerin yardımcısı olabilir.
2. Çocuğunuza duygularıyla baş etmesinde veya yansıtmasında farklı yollar olabileceğini sıkça hatırlatın. Çocuğunuzun bu konuda yaratıcı olmasına ve
birlikte farklı yollar keşfetmeye açık olun. Bu durumlarda kullanabileceğiniz çok fazla strateji mevcut;
• Gerçek hayattan örnekler verin. Örneğin; Puzzle yaparken bazı parçaları bulmakta zorlanıyor olabilirsin ve bundan dolayı gerilebilirsin. Peki bu durumda ne yapabilirsin? Bence öncelikle sakinleşmeyi bekleyip derin bir nefes alıp daha dikkatli bakabilirsin veya eğer çok sıkıldıysan puzzle yapmaya biraz ara verebilirsin. Hangisini yapmak istersin?”
• Çocuğunuza sürekli tekrarlanan durumlar hakkında örnekler vererek bu durumda verdiği tepkilerin doğru yöne ilerlemesine yardımcı olabilirsiniz.
Örneğin; “Dün okulda arkadaşın Cansu seninle oyuncağını paylaşmak istemedi. Sende bu duruma sinirlendin ve Cansu’ya vurdun. Peki sen
sinirlendiğinde nasıl tepki vermeliydin?
• Çocuklarınızın hikâye kitaplarını duygular hakkında konuşmak için kullanabilirsiniz. Örneğin; Bir karakter işaret ederek “Sende bu karakter şu
an da nasıl hissediyor? Peki böyle hissettiğini nereden biliyorsun? Hiç böyle hissettiğin oldu mu? Bu duyguyu hissettiğinde nasıl tepki veriyorsun?”.
• Basit durumlar vermeyi ve bu durumları basit cümlelerle açıklamayı unutmayın! Anlattığınız her durumda en kısa ve anlaşılabilir yoldan ulaşmak
istediğiniz noktaya ulaşın bu noktada daha önce bahsettiğim gibi kitaplardan veya resimlerden destek sağlayabilirsiniz. Günlük yaşantıdan örneklerde bu
durumun anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.
3. Çocuğunuz duyguları hakkında konuşmaya başladığı zaman hemen tepki vermek yerine övgülerde bulunun. Çocuğunuz için onu ne kadar anladığınız ve
davranışlarının ne kadarını onayladığınız GERÇEKTEN önemli. Unutmayın çocuğunuza her zaman güvende hissettirmek önemlidir, duygularının
aktarımı noktasında da onu kabul etmeniz hataları varsa dahil bunları sakin ve anlaşılabilir bir tutumla düzeltmeniz bu süreçte ki gelişimine pozitif
destek sağlayacaktır.
4. Elinize geçen her fırsatta duygular ve bunların yansımaları hakkında çocuğunuzla konuşmayı unutmayın. Örneğin; Oyun oynarken, araba kullanırken veya yemek yerden. Günlük hayatta karşılaştığınız durumlar duyguları anlamada ve anlamlandırmada çocuğunuzun en büyük yol göstericisi olacaktır. Unutmayın ki çocuğunuz ne kadar çok tekrar ederse ve tutarlı olursa o kadar da çabuk öğrenecektir.

UYARILAR!

Çocuğunuz ağır duygu krizleri yaşadığı anda onunla duyguları üzerine çalışmaya devam etmeyiniz hatta başlamayanız. Duygusunu adlandırıp sakinleşmesini beklemek sizlere yardımcı olacaktır. Her daim sakin bir ses tonu kullanmayı ve her gün farklı stratejiler kullanmayı unutmayın. Örneğin; “Çocuğunuz
yemekten sonra yiyeceği kurabiye için bekleyemiyorsa, bu durumda onunla duygu çalışmanız ve bir tepki öğretmeniz faydalı olmayacaktır”. Çünkü bu durumdayken
duygusunu tanımlamak ve bunun için doğru davranışı seçmek onun için pek mümkün değildir. Bu durumda, onun duygusunu kabul etmeli ve o an ki davranışının geçmesini beklemek en doğru davranış olacaktır. Örneğin; “Kurabiye yemek istediğinin farkındayım ama bunu yapabilmek için öncelikle yemek yemeliyiz, yemeğimiz 5 dakika sonra hazır”. Çocuğunuzun sakinleşmesini bekledikten sonra bu durum hakkında onunla konuşabilir ve nasıl davranması gerektiğini onunla birlikte tartışabilirsiniz. “Bir şey istediğinde ve ona sahip olamadığında sinirlenmeni anlayabiliyorum fakat bu durumda bana vurman veya bağırman bu durumu
değiştirmeyecek. Daha önce yemek öncesi kurabiye yemek istedin ve bana vurdun. Bir daha ki sefere sinirli hissettiğin zaman bana bunu söyle derin bir nefes al ve
sakinleşmeye çalış”.

PRATİK HER ZAMAN GELİŞTİRİR!

Sizler için bazı aktivite önerileri hazırladım;

Yüz taklidi!

Bu oyunu çocuğunuz ile rahatlıkla oynayabilirsiniz. Öncelikli olarak ona “şimdi
sana bir yüz ifadesi yapacağım ve senden bu duyguyu tahmin etmeni isteyeceğim”
dedikten sonra üzgün veya mutlu bir yüz ifadesi yapıp bunu tahmin etmesini
bekleyin. (Unutmayın başlarda kolay anlaşılabilir duygular bu oyunu hem eğlenceli
hemde rahat öğrenilebilir bir oyuna çevirecek) Cevabı aldıktan sonra eğer
çocuğunuzun tahmini doğruysa onu tebrik edip “Bu doğru!” diyerek cesaretlendirin,
sonrasında ise “Neden böyle hissettiğimi biliyor musun?” diye sorup çocuğunuzun
cevabını bekleyebilirsiniz (parka gitmemek veya gitmek, kurabiye yemek veya
yememek, v.b). Bu noktada yetişkinlerin örneklemleri çocukların kafasını
karıştıracağı için açıklama kısmı yalnızca çocuğun cevabı ile sınırlandırılmalıdır.
Sonra çocuğunuza sıra gelecek ve tahmin sırası sizde olacak. Eğer çocuğunuz sizinle
aynı yüz ifadesini seçtiyse ona değiştirmesini söylemeyiniz: unutmayın ki
çocuğunuzun bu oyunda yaratıcı olması biraz zaman alacak ve duyguları
deneyimledikçe yansıtmaya başlayacak. Yansıtılan duyguyu tahmin ettikten sonra
neden böyle hissettiğini sorun ve oyunu bu şekilde sırayla devam ettirebilirsiniz.
Eğer oynamak istemiyorsa lütfen çocuğunuzu zorlamayın bu onun duygularının
karışmasına sebep olabilir.

Hikaye Paylaş!

Farklı duygular temsil eden karakterle dolu bir kitap okuyarak işe koyulun.
Kitapta bir süre ilerledikten sonra bir sayfa seçin ve o karakterin yüz ifadesini
önce tahmin etmeye çalışın. Örneğin; Sence bu çocuk (karakter her ne ise) ne
hissediyor? veya Suratına bak ve bana çocuğun ne hissettiğini söyle”. Bunların
cevaplarını aldıktan sonra “Hiç bu duyguları hissettin mi? Bu duyguları
hissettiğinde ne olmuştu?” Bu oyunu oynarken kaldığınız sayfada çok fazla vakit
harcamayın (max 5-6 dk). Çocuğunuzun ilgilisine göre sayfalarda değişiklik
yapabilirsiniz.

Duygular Kitabı!

Çocuğunuz ile birlikte duygularım kitabı oluşturabilirsiniz. Tüm ihtiyacınız
kağıt, pastel veya kuru boya ve zımba. Dilerseniz bir duygu veya birden fazla
duygular hakkında kitap oluşturabilirsiniz. Kitabı oluştururken çocuğunuzun
sayfaları doldurmasına izin verebilirsiniz unutmayın ki bu onların kitabı. Örneğin;
“mutlu kitap” çocuğunuzun mutlu olduğu anları, durumları çizebilirsiniz. Veya
dergilerden ve gazetelerden keseceğiniz bazı resimler sizlere bu kitabı
oluşturmada yardımcı olabilir.” Aynı zamanda kitap oluşturabilmek adına her duygu
için birkaç sayfa ayırabilir ve bunları zamanla doldurabilirsiniz. Duyguları hakkında
çokça konuşma ihtiyacı hisseden çocuklarınız içinse onlardan bir cümle isteyebilir
ve bunu kitabınıza ekleyebilirsiniz. Daha sonra çocuğunuz bu cümleyi tasvir eden
bir resim kesebilir veya çizebilir. Bu uygulamayı çocuğunuz ile birlikte yapmanız
onun için daha eğlenceli hale gelebilir.
Ayna Ayna Söyle Bana … !
El aynası veya bir boy aynasıyla oynayabileceğiniz hem kolay hemde eğlenceli
bir oyun. Aynaya bakın ve “ayna ayna söyle bana ne görüyorum?” deyin ve bir yüz
ifadesi yapın. Yaptığınız ifadenin adını söylerek “üzgün bir anne bana bakıyor”
diyebilir ve bir sonraki ifadeyi çocuğunuzun yapmasına izin verebilirsiniz. Eğer
çocuğunuz kurması gereken cümleyi hatırlamıyorsa ona hatırlatabilirsiniz (ayna
ayna söyle bana ne görüyorum?). Sonra çocuğunuza bir yüz ifadesi yapması
gerektiğini hatırlatın ve bu sefer siz tahmin etmeye çalışın “mutlu bakan bir Can
görüyorum” gibi. Oyunu çocuğunuzun ilgisi dağılana kadar oynayabilirsiniz. Ekstra
olarak yüz boyası, boyalar, karton v.b. eklemeler yapabilirsiniz.

Kelimeleri Hissetmeyi Öğretme!

Genellikle ortak ve sıkça yaşadığımız duyguları öncelikli ve tekrarlı
öğretmede tercih edebiliyoruz (örn: mutlu, üzgün, kızgın). Fakat aktif olarak
kullandığımızdan çok daha fazla duygumuz olduğunu unutmamalıyız!
Cesur, mutlu, kafası karışık, meraklı, hayal kırıklığına uğramış, utangaç, heyecanlı,
fantastik, arkadaş canlısı, cömert, ihmal edilmiş, sabırsız, önemli, ilgili, kıskanç,
yalnız, kızgın, sıkılmış, şaşkın, gururlu, bitkin, ahmak, rahatsız, endişeli, inatçı,
memnun, güvenli, rahatlamış, barışçıl, sevgi dolu, gergin, sakin.
Duyguların İfadesi!
Çocuklar bazen duygularını problematik bir yol ile ifade yoluna gidebilirler.
Bazen ağlayabilirler, kendilerini yerlere atabilirler veya size vurmaya
kalkışabilirler. Bu bölümde bu durumlarla karşılaştığınızda kullanabilmeniz adına
bazı yollar bulunmaktadır;
Yardım isteyin!
Problemi kelimelerle çözün
Ne hissettiğini bana söyle; vurmak yerine
Bir yetişkine söyle
Derin bir nefes al
Ne hissettiğini anlatmaya çalış
Farklı bir yol bulmaya çalış
Rahatla ve tekrar dene
Oradan ayrıl
Sarıl!

Hepsinin Bir Araya Gelişi

Çocuğunuzun genel gelişimi üzerinde duyguları anlama ve tanımlamanın etkisi
yüksektir ve bunları öğretmen yetişkinlerin görevidir. Çocuklar büyüme
hikayelerinde bir çok durumu ilk defa tecrübe ederler ve bu durum onlar için
oldukça zorlayıcı olabilir! Çocuklarımızın duygularını anladığımızdan emin olup
duygularını ifade ettikleri için onları cezalandırmamalıyız. Onlara “nasıl hissettiğini
bana söylemen yanlış değil ve teşekkür ederim fakat kendini sinirli hissettiğin
zaman başkalarının canını acıtman yanlış bir davranış”. Onlara duygularını öğretin
ve her zaman yardım için size gelebileceklerini sıklıkla hatırlatın ve bazı
durumlarda onların gerçekten çok kötü hissedebileceklerini ama kontrolün her
daim onların elinde olduğunu öğretin. Her daim yeni stratejiler bulabileceklerini ve
her geçen gün bu duygular için farklı farklı durumlarla karşılaşabileceklerini onlara
anlatın.

Uzm. Psk. Merve Tunalı Demirtaş

1991 yılında Bursa’nın Osmangazi ilçesinde doğdum. İlköğretim ve lise eğitimlerimi Bursa’da tamamladıktan sonra üniversite için tercihim yurtdışı oldu. 2015 yılında Uluslararası Saraybosna Üniversitesi ‘Psikoloji’ lisans eğitimimi tamamladıktan sonra yine aynı üniversite de ‘Klinik Psikoloji’ yüksek lisans programını tamamladım. Eğitim sürecim boyunca birçok alanda seminerler ve eğitim programlarına katıldım. Bunların başında ‘Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi ve Oyun Terapisi’ gelmektedir. >Çalışma alanlarım içerisin de ‘Dikkat Gelişimi/Dikkat Odaklanma/Okul Öncesi bulunmaktadır. >Aldığım test eğitimleri ise “WISC-R, WISC-IV, Peebody, Cattel 2-A -3-A, Bir insan çiz, AGTE, Porteus, Frostig, Bender gestalt, Benton, Metropolitan, Gessel, Stanford binet ve Goodenough testleri bulunmaktadır. > Aynı zamanda üniversite yıllarımda ‘Evlilik Terapisi ve Aile Danışmanlığı’ eğitimlerini de almış bulunmaktayım. >2016 yılından bu yana okul öncesi ve çocuk/ergen danışmanlığı alanında Bursa’da hizmet vermekteyim. Adres:Konak mah. Karadut Sok. Gençarslanlar İş Merkezi, Kat:4 Daire:62Nilüfer/Bursaİletişim Bilgileri: 0553 110 41 00 - 0533 212 81 19